Karşıyaka Mah. Kazım Karabekir Cad. No: 7/6 Kat:2 Kızılcahamam / ANKARA
ELLE KULAK AYAK ve VÜCUT
Holistic Refleks Masaj
Başağrısı elle masaj
Bel fıtığı elle masaj
Boyun fıtığı elle masaj
Mide ağrısı elle masaj
Romatizmalar elle masaj
Kireçleme elle masaj
Vücut Haritanıza Refleks Noktalarınızdan Ulaşın Refleks;bir uyarana verilen istemdışı,otomatik bir tepkidir.Refleksoloji ise,eller, ayaklar ve kulaklarda bedenin tüm bölgelerine, organlarına ve sistemlerine karşılık gelen refleks noktaları olduğunu kabul eden ve bu noktaların beden anatomisinin aynası adeta vücut sisteminin haritası olduğu prensibine dayanan bir bilimdir. Bütüncül düşüncede, insan vücudu sürekli değişen, dinamik enerji sistemi olarak kabul edilir. Çinlilerin “Chi”, Hintlilerin “Prana”, Tibetlilerin “Lung-gom”, Japonların “Sakia-tundra” ve Batılıların “hayat enerjisi” diye adlandırdıkları bu enerji, Doğu geleneklerine göre, her seyi yaratan kuvvetin bir parçası ve diğer dolaşım yolları gibi kendine has yolları, kanalları olup, kesin bir akıs yönüyle vücuttaki her yasayan hücreye varabilecek bir niteliğe sahiptir. Uzakdoğu kültürüne göre bu enerjinin elektrik, manyetik, kızılötesi ve enfrasonik özellikleri bulunur,düzgün akan, vücuda dengeli dağılan enerji, sağlığın temelini oluşturur. Sağlıklı bir vücutta yasam enerjisi rahatça dolaşabilir. Ama stres, hastalıklar, travmalar, bu enerjinin dengesizce akmasına neden olur. Dolayısıyla enerji bazı organlarda gereğinden fazla,bazılarındaysa gereğinden az olur.Refleksoloji terapisinde organların ilişkilendirildiği noktalara yapılan masajla meridyenlerde bloke olan enerji açılır ve vücutta dengeli bir şekilde akmaya baslar. Ayaklarla çalışmanın anatomik ve biyolojik nedenleri vardır. Ayaklar kalbe en uzak uzuvlar olduğundan kan dolaşımın duraklamaya başladığı yerlerdir.Bu uç noktalarda kan dolaşımını arttırmaya yönelik çalışmalar yapmak gerekmektedir.Erken dönemlerde insanlar refleksoloji masajını doğal olarak gerçekleştiriyordu.Yalın ayak toprakta ve tasta yürünerek masaj sağlanıyordu.Ayrıca toprak ile doğrudan temas ile bedensel enerjide dengelenebiliyordu ancak bugün ayaklarımızı kalın ve sert ayakkabılarla koruyoruz,bu kan dolaşımını zorlaştırmakta birde isin içine çağımızın en büyük sorunu stres girince bunlar,kan dolaşımını engelleyen bir kıskaç gibi vücudu sarmaktadır.Bunun yanında yerçekimi toksinleri aşağı toplar.Ürik asit ve kalsiyum kristalleri gibi organik olmayan parçacıklar ayagın altında toplanabilir.Bu maddeler (belli noktalarda yığılıp biriken "kristallesmis çökeltiler"olarak da adlandırılırlar) bioenerjinin dağılmasını engeller.İste Refleksoloji basma ve masaj teknikleriyle bu enerji blokajını kırar ve kristalleşmiş çökeltileri ortadan kaldırır.Refleks bölgeleri masajıyla uyarılan kan dolasımı ve lenf sistemi vasıtasıyla zehirli maddelerin atılımı; kısacası vücudun kendini tedavi edebilmesi kolaylaşır. Bedenî rahatsızlıkların yanı sıra stres, gerginlik, tansiyon ve yorgunluk gibi ruhî rahatsızlıklarda da aynı metotlar kullanılır.
Avuçlardan akan evrensel enerji Biyoenerji kelimesinin Türkçe karşılığı "Hayat akımı ya da Yaşam Enerjisidir".Bioenerji herkesin içinde bulunduğu varsayılan iyileştirici bir güçtür,kainatın yaratıcısından bütün yarattıklarının üzerine hiç aralık vermeden devamlı olarak gönderilen evrensel (kozmik) bir hayat akımıdır.Yaklaşık 18.000 yıllık, muhteşem bir tedavi metodudur. Bu kadar eski olusu, günümüzün modern tıp yöntemlerinden biri konumunda bulunduğu gerçeğini değiştirmemektedir.Biyoenerji çok farklı şekillerde adlandırılmaktadır. Evrensel enerji- yasam enerjisi chi- ki- prana-kozmik enerji, ama hepside aynı şeyi anlatmaktadır. Bu bütün canlılarda hatta cansızlarda Varolcuğu kabul edilen güçtür. Kozmik enerji tepeden girer ve sakralar vasıtasıyla bedenin çeşitli bölgelerine dağılır. Fazlası el ve ayak uçlarından çıkar. Herhangi bir nedenden dolayı sakralar kapanırsa, enerji dağılamadığı için o bölge beslenemez ve hastalık ortaya çıkar. Biyoenerji ilmi açısından; hastalık, sadece sistem bozukluğudur. Vücudun yaratılışta mükemmel olarak kurulmuş bulunan ahenginde görülen bir aksaklıktır. Kısaca bir ahenk bozukluğudur. Çevresel negatifler veya kişisel negatiflerin ya da bunların her ikisinin birlikte toplam etkilerinin, insan vücudunda yol açtıkları sistem bozukluklarına hastalık denir. Adı her ne olursa olsun hastalık sadece bir sistem bozukluğudur. Vücudumuzda bulunan elektrik akımı beden etrafından bir alan oluşturur. Buna aura denir. Aura artı ve eksi elektriklerden oluşur. Bu iki akımın dengede olması vücut sağlığı için şarttır. Denge bozulduğunda ise sağlık sorunları ortaya çıkar.Enerji dengesini sağlamanın yolu da güçlü enerjisi olan insanın daha zayıf enerjili bir insana enerjisini aktarmasıdır. Bu enerji aktarımı doğru bir şekilde ancak Biyoenerji Uzmanı tarafından uygulanabilir. Bioenerjiye göre her insanın vücudunda yedi tane sakra bulunur. Ve bu sakralar enerji merkezleri olarak kabul edilir. Genelde enerji transferi bu sakralar üzerinden yapılır. 1 nolu sakra ile 7 nolu sakra arası enerji kanallarımız olarak kabul edilir.sakraların vücuttaki yerleri ve tedavi ettiği hastalıklar su sekilde sıralanabilir. 1. sakra: Kuyruk kemiği ile anüs arasındadır ve enerji sisteminin merkezidir. 2. sakra: Kuyruk kemiği üzerindedir. Üreme sistemini kontrol eder. 3. sakra: Bel omurgasının ortası ve göbektir. Sindirim sistemini kontrol eder. ülser, hazımsızlık, böbrek iltihabını tedavi eder. 4. sakra: Gögüs kafesinin ortasıdır. Yüksek tansiyon, kolesterol ve kalp problemlerine iyi gelir. 5. sakra: Göğüs kafesi ile boyun ortasındadır. Solunum yolları ve deriyi kontrol eder. Öksürük, astım ve alerjilere iyi gelir. 6. sakra: Alnın ortası, iki kas arasındadır. Vücuttaki tüm sistemleri kontrol eder. Eklem ağrıları, bas ağrıları, uykusuzluk. 7. sakra: Basın üst kısmının tam ortasındadır. Biyoenerji uzmanlarına göre kendi ellerimiz ile de vücudumuzdaki enerji akısına hakim olup bazı rahatsızlıklarımızı giderebiliriz. Özellikle en çok enerjinin bulunduğu yer olan parmak uçlarını kullanarak doğru sonuçlara ulaşmak mümkündür.Bir yerimiz ağrıdığı zaman elimizi istem dısı olarak ağrıyan yerimize götürürüz,bunun sonucunda bir rahatlama hissederiz hatta kimi zaman ağrı geçer. Bu sakraların bulunduğu noktalarla temas etmekten kaynaklanır.Bioenerjist, kozmik biyoenerji akımını bir çeşit mercek veya kristal görevi yaparak toplayıp, çok yüksek değerlerde yoğunlaştırarak tedavi edeceği kişinin bedenine aktarmaktadır. Yoksa, bioenerjist kendi bedeninden doğan bir enerjiyi tedavide kullanıyor değildir. Biyoenerjinin beden kaynaklı olduğu seklindeki ifadeler tamamen asılsız ve bilim dışıdır.